Would you like to make this site your homepage? It's fast and easy...
Yes, Please make this my home page!
ESKSEHIR-SATRANÇBRİÇ26-ESKISEHIR-SATRANÇBRİÇ26
SATRANÇE-maillerGazeteler
Bu sayfada ilginç aylık e-mail leri
Ulusal gazetelerde aylık çıkan yazıları bulacaksınız
Bu Ay İki e-mail Seçtik Birincisi Sayın Arif Özyılmaz a ait
İkincisi Sayın Sertac Kaya'ya ait Ayrıca iki gazete yazısı ek
lendi İlki sayın Kahraman Olgaç'a ikincisi Sayin Sertaç Dalkıran'a ait
•Kahraman Olgaç - Bütün Dünya•
Satranca başlama yaşını soruyorlar. Çocuklarınıza okuma yazma öğretmeden önce,
satranca başlatabilirsiniz. Dört buçuk, beş yaş satranca başlamanın en uygun yaşıdır.
Ben, herşeyin pahalı olmadığı eski zamanlarda, madlen çikolatasından yaptırdığım
satranç taşları ile çocuklara satranç oynatırdım. Yabancı dillerde bir taşı
kazanırsanız “Taş aldı” derler. Oysa güzelim Türkçe’mizde “taş yemek” deyimi vardır.
Düşünün, bir çikolata veziri kemali afiyetle yiyorsunuz! Türkiye Satranç Federasyonu
tarafından her yılın sömestr tatillerine rastlatılan yaş gurupları: 10-12-14-16 ve 18.
Bu gruplarda Türkiye birincisi olanlar Dünya Şampiyonası, ikinci olanlar ise Avrupa
Şampiyonası’nda ülkemizi temsil ediyorlar. Yetenekli bir çocuğu satranç kurslarına
gönderiyor, daha sonra yaş gruplarında başarılı olmasını bekliyorsunuz. Burada da
başarılı olursa dünya devleri ile boğuşmaya yurt dışına gidiyor. Şampiyon çocuklara
bakarsanız hepsinin birebir çalıştıkları özel antrenörleri olduğunu görürsünüz.
Ne yazık ki bizde birdenbire parlayan yetenekli çocuklarımız sırf bu yüzden yurt dışında
başarılı olamıyorlar. Yeni federasyon yönetiminin öncelikle bu konuya eğileceğini umar
ve yarışacak gençlerimize başarılar dilerim.
bütün dünya dergisi/subat
Geçen ayki yaş grupları ile ilgili yazım tüm Türkiye’de ilgi çekti. Bu konudan haberi
olmayan birçok satranç meraklısının bulunduğu anlaşıldı. Çoğu beni telefonla arayarak
daha geniş bilgi istedi. Ben de arayanlara 0312 310 9620 numaralı Türkiye Satranç
Federasyonu’nun telefonunu verdim. Son gelişmelerden haberim yok. Çünkü, ne yazık ki,
Türkiye’de haberleşme konusunda çok eksiğimiz var. Pazartesi günü Sayın Yıldırım Güner
telefon etti, çarşamba günü Kuşadası’nda Satranç Şurası’na davet edildiğime dair bir
davetiyenin kendisinde olduğunu belirttikten sonra, “Uğrarsan hem davetiyeyi alır,
hem de bir çayımı içersin” dedi. Aynı biçimde Sayın Emrehan Halıcı’nın da davetiyesi
kendisindeymiş. Ben salı günü uğrayıp davetiyeleri aldım ve Emrehan Bey’e ancak çarşamba
sabahı gönderebildim. Nerede yaşadığım, hangi adreste oturduğum, ev telefonum, cep telefonum,
posta kutusu adresim belli olduğu halde, bu nevzuhur davetiye gönderme biçimini doğrusu
hiç beğenmedim ve de davete gitmedim. Öteki arkadaşlar da aynı yolu seçtiler. Herşeyden
önce gençlere, kendilerinden yaşlı olanlara nasıl davranacaklarını öğretmenin bir
vatandaşlık görevi olduğunu düşündüğüm için bunları yazıyorum.
bütün dünya dergisi/mart
İade-i itibar
H. SERTAÇ DALKIRAN
Olimpiyat Milli Takımından haksız bir şekilde uzaklaştırılmam üzerine mahkemeden
yürütmeyi durdurma kararı çıkartmıştım. Ancak o dönemin TSF Başkanı Kahraman Olgaç
basına verdiği demeçlerde "ben mahkeme kararı, hukuk tanımam" şeklinde açıklamalar
da bulunmuş, mahkeme kararını uygulamamıştı. Daha sonra GSGM Bölge İdare Mahkemesi'ne
giderek kararı bozdurtmuş ve dava konusu esastan görülmek üzere Ankara 10. İdare
Mahkemesi'ne geri gönderilmişti. Ankara 10. İdare Mahkemesi 2000/1192 sayılı dosyayı
esastan geçen hafta kararı açıklamış ve idarenin davranışını hukuk dışı bularak milli
takımdan çıkarılma kararını iptal ederek, Türk spor tarihinde ilk defa "ben yaptım oldu"
devrini sona erdirmiştir.
Böylece bundan sonra sporun tüm dallarında pek çok yetenekler, idarecilerin keyfi ve
hukuk dışı kararlarına boyun eğip kaybolmayacaklardır. Hukukun başladığı yere demokrasi
de geleceğinden bu olayı en azından biz satranç sporcuları bir milat olarak kabul
edebiliriz!! TSF eski yönetiminin almış olduğu tüm hukuk dışı davalarla ilgili
mahkemelerin sonuçları önümüzdeki günlerde karara bağlanıp açıklanacaktır ve buradan
tüm bu sonuçları sırasıyla kamuoyuna duyuracağız.
Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'in T.C. Devletinin yönetimini hukuksal zemine
oturtma çabalarının etkilerini yavaş yavaş görmeye başladığımızı söyleyebiliriz.
Cumhuriyet:25/2/2001
Sayın Sertac Kaya nın E-mail i
M0DERN SANSÜR(BASLIK BİZE AİTTİR)
Her Yerde Böyle. Halk a hiç bir zaman inemeyen Aydın kesimi bunlar.
Sadece birbirlerini, birbirlerinin anlayacağı şekilde yazılar yazıyorlar .biz hata
ettik bence çıkalım bu siteden ..satrancı , insanı geliştireceği yok bunların.
Ekonomistlik te para etmiyor mühendislik te..Sanırım ne olursan ol. İnsanın özüne
inebilmek bir sanat. Yapmayın böyle be hocam bize de birşeyler öğretin bizde katılalım
konuşmalarınıza ...yoksa, katılmamızı istemiyormusunuz. Hani bayram da turnuva düzenlemek
gibi..hmm. ne zaman düzenlesek..evet evet bayram iyi...kimse katılamaz..biz bir yere
gitmiyoruz nasıl olsa mantığı. kimse olmazsa biz birinci oluruz mantığı olsa gerek.
Sizlere bol şanslar..
SERTAC
BUNLAR NELER DİYOR.HİÇ BİRŞEY ANLAMADIM
Sayın Arif Özyılmaz'ın E-mail'i
Tamam,bunu siz istediniz
Yalnız hemen belirteyim okuyup anlamadan,belli bir hoşgörü ve espri anlayışı
katmadan,yazılanlara hakaretamiz bir şekilde cevap istemiyorum.
Not:Karate biliyorum ve hepinizi tanıyorum.Yolunuz sevgiden geçerken birgün biryerde
mutlaka kıstırırım! Evet bunu siz istediniz de, ben de istemeden bu buhrana katılmam
gerektiğini hissettim.
Efendim naçizane tespitlerim.
1-Sayın Ülker çok haklıdır."Yasalar Su gibi bulundugu kabin seklini almamalidir!"Sert,
saglam ve guvenilir olmalidir" demekle.Sadece kücük bir ekleme;
."Kişiler de, Su gibi bulundugu kabin seklini almamalidir!"Sert,saglam ve guvenilir olmalidir"
2-"Yüzyil sonra mi,binyil sonra mi?Ne zaman?-Soru sevgili Sabahinin U.Atakişi'ne elcevap
yazdığı yazıdan alıntıdır.(Kısaca kimin kimi ne zaman düşüneceğine,belkide düşünmeye hak
kazanacağına, dair bir duruma yönelik soru)
-Peki bu kısır camiada (GM,IM ve de genel anlamda iyi satranç kısırlığı diyelim), makus
talihini kırmayı, kendinde olduğunu düşündüğü satranç yeteneğini en üst düzeye getirmeyi
dolayısıyla madden olmasada(Türkiye!de bu mümkün değil gibi duruyor) manen alacagı hazlarla
torunlarına anlatacak birşeylerin peşinde olan mutsuz azınlıklar aynı soruyu kime yöneltecek?
3-Kim hangi yönde gelişecekse gelişsin de,Allahaşkına bu ülkede artık geleneksel birkaç
turnuvamız olsun.(Diyene bak!adam bayram diye maç yapmak istemiyor-yok dini nedenlerden
değil-arkasından da turnuva diye yakınıyor)Yarışma,rekabet özellikle de bu sporda
(Satranç tabii ki)hertürlü yönde hızlıca ilerlemenin anahtarıdır gibi geliyor.Şimdi
bakıyorum her şehirde canavar gibi çoluk-çocuk-genç yüzlerce satrançcı (yatay gelişme)
eee..turnuva yok (Dikey gelişememe).Bu iş biraz Tavuk-Yumurta , Yumurta-Tavuk ilahi
ikilemine döndü gibi..Bu arada,eski komutanımız pardon Federasyon başkanımızın yıllarca
köşesini kullanarak,yazdığı şiirlerle maneviyatımızı zenginleştirdiği, necip gazetemiz
neden kendi adı altinda geleneksel bir turnuvaya ikna edilemedi.Bana Sponsor bulunamıyor
değil,Sponsor aranmıyor gibi geliyor.Ha tabii sponsor arayanlar bir büykustamızın dediği
gibi karvizit meraklısı ya da sponsor firmayı küstürecek derecede söğüş meraklısı olmamalıdır.
Kısaca Sponsor,Sponsor Sponsor.... (Oh be ayanı beyan etmek kadar kolay birşey yokmuş!)
4-Sevgili Sabahi abi (Tabii ki abi demem, "aman beni de ormanda kıstırma!" temennisi ile
değil yılların abisi-satırların yazarı haso Adanalıdır)
Şu iki paragraf bana sarih gelmedi;
-"Söylemek istedigim sey; siz de dahil olmak üzere tüm özverilere ragmen,( Atalik hariç)
hiçbir satranç oyuncumuzun büyükusta olmayi basaramamis olmasidir.Bunun için de hiç kimseyi
kinamiyorum.Hiç kimseyi ''Neden dikey yönde gelisemediler?'' seklinde sorgulamak ta istemem.
Herkes elinden geleni yapmistir,fakat bir türlü basarilamamistir." (Sabahi'den Ülker'e
cevaplardan)
-"Gerekli altyapisi ve yaratici yetenegi sinirli olan kisilerle Vasjukov ne yapsin?"
(Sabahi'den Atakişi'ne)
Soru:Birinci paragrafta kınanmayanlar belli bir gurup mudur?
Vasyukov tartışmalarınızı bilmediğim için şu kadarını söyleyeyim;
1-Türkiye kendisine 10 beden büyük bir adamdan o kadar yıl yeterince yararlanamamıştır.
2-Türkiye şampiyonalarını izlemeye! dahi binbir güçlükle gönderilen bir antrenör! ne
kadar verimli olurduki?(Arkasındaki maddi ve manevi sebepler burada ele alınamayacak kadar
uzun ve de hüzün vericidir bence.
3-Zülfüyarine azda olsa dokunulmuş ve de Vasyukov'un biryerde çalışmak zorunda
bırakıldığı! yeteneksiz grubun bir üyesi olarak söyleyebilirim ki;Bu duruma bilerek
katlanılmış ya da göz yumulmuştur.Kanıt mı? Yav bütün bir camia biz bu adamdan yararlanamadık
derse (Herhalde yatay gelişme manasına) hangi aklı selim (Federasyon büyüklerimiz-Born to
manage'lerimiz) çıkarda "hayır efendim biz hertürlü fedekarlığı yaptık hatta dikey
gelişsinler diye hocaya bir de gerekli altyapısı ve yaratıcı yeteneği sonsuz bir grup verdik
diyebilir?" Herhalde bu insanlar hocayı (Yoksa ülkeyi mi deseydim?)sabote etmek istemiyorlardı
değil mi?
Özetle hocayla bir nebze teşrik-i mesaide bulunabilen bir grub adına diyebilirim ki biz de
elimizden geleni yaptık.(En azından rolümüzü iyi oynadık-Ne yani adam orada duruyor ve de
birşeyler anlatıyor iken dinlemese miydik?)
Neyse yazım kopuk kopuk oldu gibi ama umarım kimseyi üzmemişimdir.
Saygılar..
Arif Özyılmaz
NTV'NYN HABERYDYR..........
Satranç Federasyonu Ba?kany Ali Nihat Yazycy
ise Türkiye’de 4200 lisansly sporcularynyn
bulundu?unu, ama bu rakamyn gerçe?i yansytmady?yny
belirterek, “Milyonlar bu sporu yapyyor. 2001 yyly
için 325 milyar lira bütçe istiyoruz” dedi. Mutlu da
Satranç Federasyonu’nun, “Her eve bir tesis” projesini
ba?latmasyny ve bu zeka oyununu geni? kitlelere
yaymasyny istedi. Satranç Federasyonu’na 2001 yyly
için 325 milyar lira verilirken, hiç tarty?ylmadan
bütçesi onaylanan tek federasyon oldu
HABERYN TÜMÜ.......
Durna ayryca, Karadeniz’e kyyysy olan ülkelerle
birlikte karate federasyonu kurmayy ve sportif
ili?kileri artyrmayy dü?ündüklerini ifade etti. Halil
Durna, yönetim kurulu üyeli?i için sinema oyuncusu
Cüneyt Arkyn’a teklif götürdüklerini ve bu teklifin
Arkyn tarafyndan olumlu kar?ylandy?yny bildirdi.
Genel müdür Kemal Mutlu ise her bran?ta oldu?u
gibi karate de seyirci sayysynyn artyrylmasy
gerekti?ini belirterek, Karate Federasyonu’na, ülkenin
bulundu?u imkanlar ölçüsünde 2001 yyly için 320 milyar
lira verdi?ini belirtti.
CYMNASTYK
Cimnastik Federasyonu Ba?kany Atilla Örsel,
hedeflerinin 2004 yylynda yapylacak olimpiyatlarda
Türk sporcusunu yary?tyrmak oldu?unu belirterek, 640
milyar lira bütçe istedi. Mutlu da cimnasti?in
geli?mesinin di?er bran?larda da etkisinin
görülece?ini ifade ederek, “Bu bran?ta kom?u
ülkelerimiz bizden daha iyi konumdalar. En kysa
zamanda cimnastikde bir a?ama kaydetmemiz gerekir”
dedi. Cimnastik Federasyonu’nun 2001 yyly bütçesi ise
400 milyar lira olarak belirlendi.
VOLEYBOL
Voleybol Federasyonu Ba?kany Hüsnü Can,
“Devletimizin imkanlaryny biliyoruz. Ama bu sporuda
yaptyrmak zorundayyz” diyerek, 2001 yylynda
faaliyetlerin aksamamasy için 1.5 trilyon liraya
ihtiyaçlary oldu?unu söyledi. Genel Müdür Kemal Mutlu
da takym sporlarynda olimpiyatlarda yer almady?ymyzy
belirterek, hedeflerin olimpiyatlar olmasy gerekti?ini
kaydetti. Mutlu, Voleybol Federasyonu’nun bütçesini
925 milyar lira olarak belirledi.
ÜNYVERSYTELER SPOR
Üniversiteler Spor Federasyonu Kemal Tamer, her
bran?ta üniversiteler arasy müsabakalarynyn
bulundu?unu kaydederek, 2001 yyly için 718 milyar lira
bütçe istedi. Genel Müdür Mutlu, Üniversiteler Spor
Federasyonu’nun faaliyet programyna aldy?y tüm futbol
organizasyonlaryny iptal ettirerek, “Kanunen futbola
ödenek veremiyoruz. Her bran?ta da bu kadar çok
faaliyette bulunmak, bütçemizi zorlar” dedi.
Üniversiteler Spor Federasyonu’na istedikleri 718
milyar liraya kar?ylyk, 360 milyar lira bütçe verildi.
SATRANÇ
Satranç Federasyonu Ba?kany Ali Nihat Yazycy
ise Türkiye’de 4200 lisansly sporcularynyn
bulundu?unu, ama bu rakamyn gerçe?i yansytmady?yny
belirterek, “Milyonlar bu sporu yapyyor. 2001 yyly
için 325 milyar lira bütçe istiyoruz” dedi. Mutlu da
Satranç Federasyonu’nun, “Her eve bir tesis” projesini
ba?latmasyny ve bu zeka oyununu geni? kitlelere
yaymasyny istedi. Satranç Federasyonu’na 2001 yyly
için 325 milyar lira verilirken, hiç tarty?ylmadan
bütçesi onaylanan tek federasyon oldu.
HERKES iÇiN SPOR
Herkes Yçin Spor Federasyonu Ba?kany Kamil
Kehale, 2001 yyly için 218 milyar lira bütçe istedi.
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Kemal Mutlu, Herkes Yçin
Spor Federasyonu’nun hedefinden sapty?yny belirterek,
“Bu federasyona ba?ly bocce, bowling ve bilek güre?i
bran?lary var. Ynsanlarymyza spor yaptyrmasyny
sa?lamak için kurdu?umuz federasyonda bu i?i
profesyonelli?e götürmek, bütçe görü?melerinde
madalyalary konu?mak do?ru de?il. Bu nedenle bu
bran?laryn ayrylmasy için çaly?malar yapmalyyyz” diye
konu?tu. Herkes Yçin Spor Federasyonu’nun 2001 yyly
bütçesi de 160 milyar lira olarak belirlendi.
KÜREK
Kürek Federasyonu Ba?kany Çetin Öztürk,
federasyonlary bünyesinde kano ve rafting bran?larynyn
da bulundu?unu belirterek, gelecek yyl için 478 milyar
lira bütçe istedi. Genel Müdür Mutlu ise Kürek
Federasyonu’nun 2001 yyly bütçesini 250 milyar lira
olarak onaylady.
Sedat Sel tarafından gönderilmiştir
Sevgili Arkadaslar,
Ne guzel herkes fikrini soyledi konuyu irdeledi ama nedendir bilmiyorum
buna su andaki hocalarda dahil kimse egitim birlikteliginden bahsetmedi.
Kimsenin gercek ogretmenlere bir sey dedigi yok
Ama okullardaki ogretmenler mutlaka belirli bir kitaptan egitim verirler.
Siz sayin satranc ogretmenleri acaba neler anlatiyorsunuz. Derslerde bunu
kimse biliyormu?.Bunu kucumsemek veya yaptiginizi dogru bulmadigim anlaminda
soylemiyorum. Ama neler yapildigini bilmek herhalde omrunu satranca adamis
benim gibi bir insanin hakkidir sanirim.Teker teker anlatmaya kalksaniz
eminim anlatilan seyler cok farkli seylerdir ve hayli yer tutacaktir.
Simdi sadede gelelim.Herkesin ortak kullanacagi bir ogretim kitabina ihtiyac
vardir. Bu kitabin bir sekilde ortaya cikmasi gerekir.Boyle bir kitap
olmadanda kimse eg?t?m konusunda tatmin olmaz olamaz.Kulagima bir sahsin 15000
tane satranc kitabini okullarda okutulmak üzere basima hazirladigi haberi
geliyor.Bu haberin dogruluk payini bilmemekle beraber ihtiyaca cevap
vereceginden kuskuluyum.
Benim hali hazirda kitabim oldugunu bilenler icinde herhangi bir yanlis
anlasilmaya meydan vermemek uzere o kitabin hic bir zaman ozel nedenlerden
dolayi basilmayacagini bildiririm.
Saygilarimla
Fatih Atakisi
Herkese selamlar,
Ben uzakta oldugumdan yazilari takip ediyorum, ancak sizlere pek faydam
olamayacagi icin pek cevap yazmiyorum. Ancak bazen insan mudahele etmeye
mecbur kaliyor...Vasiukov konusunda ben de dusunduklerimi bilmenizi isterim:
1) Bence Vasiukov cok iyi bir hoca ve son derece kaliteli bir insan..
Arkasindan konusmak kimseye yarasmiyacagi gibi bizleri kucultur... Onun
Turkiye'ye gelmeyi secmesi ve bizlerle calismis olmasi bizim adimiza gurur
kaynagi olmalidir.
2) Benim cok kisa sure icinde gordugum, muthis bir satranc kulturu olan ve
bunu mumkun oldugunca vermeye calisan bir insan oldugu... hatali yanlari
oldugu ( ingilizce bilmemesi evet- ( ancak Turk' ce bilmemesi tamamen dogal),
biraz sert karekterli goruldugu ve otoriter oldugu) dogru, ancak altinda cok
saygideger bir insan ve cok iyi bir hoca yatiyor..Turkiye'nin koklesmis
sorunlarinin kokten yikilmasi onun tek basina basarabilecegi bir sey
degildi... O ancak bir kapiyi araliyabildi...
3) Atalik Turkiye adina oynamiyor.... Vasiukov istenmiyor....Bir sorun oldugu
kesin...Atalik ayarindaki bir oyuncu neden parasiz 15 gun satranc oynasin?
Onun ekmek parasi da bu...Uluslarasi seviye satranci artik profosyonel
oynu...
4) Vasiukov ayarindaki bir hoca tum Turk satranc camiasina ders vermek icin
getirilemez. Bu seviyedeki bir hoca ancak milli takim seviyesinde, en iyi
oyunculara hitap edebilir.. Onun altindakiler icin baska hocalar tutmak (
Turk de olabilir) yeterli olacaktir...
5) Hocanin ne kadar etkili oldugunu ve satranc kulturunun ne kadar zengin
oldugunu ben olimpiyatlarda sahit oldum. En carpicisi tanik oldugum bir
olay...Emre karadeniz'in bir olimpiyat sicilya partisini analizinde a4 b4, e
Na2 ve Nc1 Nb3 fikrini nasil kaptigini ve bir kac oyun ileride ayni fikri
kullandigini gordum... gencler cok fleksible ve cok cabuk fikirleri
kapabiliyorlar...
6) Hocanin etkisini birkac yil icinde goreceksiniz.... A takimda cok
yetenekli bir kac genc oldugu gibi (Selim, Emre, Umut) B takimdan Kivanc son
derece guclu... Kivanc'in son ilerlemesi hocanin eserlerinden...tahminime
gore IM ve GM normunu alan ilk Kivanc olacak...
7) satranc artik profosyonel oynu... amator olarak baska bir is yapip
satranci hobi olarak goturmek yeterli degil... Eger genclerden ciddi olarak
ilgilenenlere maddi imkanlar saglanirsa ( 30-40 kisiye aylik baglamak ve
bunlari yilda 3-4 yurt disi turnuvaya goturmek yeterli olabilir) mutlaka
buyuk ustalar cikacaktir...
8) Oyuncularda da karakter zayifliklari var... Saat 7 de kalkip aksam 5 e
kadar sirf satranc calisan oyuncumuz varmi? Ben profosyenel olsam boyle
yapardim... Niye baskalari yapmiyor? Disiplin eksikligi var...Azim
yetersiz...Maddi imkanlar moral ve azim getirir...Kabiliyetli adama maddi
destek saglansa, bu elemanlar ilkokul cocuklarina ders verecegine satranc
calissa ne kadar ilerleme olurdu...
9) Alper Olcayoz, yakup bayram, hakan Erdogan gibi cok kabiliyetli elemanlar
hala IM olamadilar...Turhan Yilmaz o kadar yetenekli ve azimli olmasina
ragmen GM olamadi...Maddi destek saglansa , bu kisiler kendilerini guvende
hissetse , IM ,GM cikmasi gun meselesi olurdu...Su anda kabiliyetli bir genc
nesil hazir durumda... Eger kimse destek olmazsa onlara da yazik olacak...
10) Yonetmelikler maddi imkan tanimazsa, yeni yonetim bir yolunu bulup bu
imkanlari yaratmaya calismalidir... Turk gurescileri nasil ozel sektorden
destek aliyorsa, satranccilarda almalidir..
11) Yine tekrar vasiukov'a gelince..... Sadece son derece iyi bir satrancci
degil, son derece vasifli bir insani yolcu ettiniz.... Umarim onun kadar iyi
bir hoca bulunabilir... Bulunacak hocanin siradan oyunculara hitap etmesi
esas degildir.. Milli takim seviyesindeki oyunculara hitap edebilecek bir
antronor bulunmalidir. Bunun icin de aranan vasiflar bu seviyedeki oyunculara
sorulmalidir...
12) Vasiukov'u ve onu bulanlari elestirenler onun Emrehan beyin destekleriyle
geldigini ve maasinin onun tarafindan odendigini unutmasinlar...Emrehan Bey'e
herkesin tesekkur etmesi gerekir....Her nekadar Olgac ve Emrehan bey daha
sonra Vasiukov'la gecinemediyseler de her birinin Turk satrancinda buyuk
emegi vardir...
Umarim her birimiz sirf satrancci olarak degil, insan olarak da vasiukov
seviyesine gelebiliriz...
herkese saygilar...
Dr. Tansel Turgut